KONUYU OKU
DOSDOĞRU YOLUN İLKELERİ (FATİHA)
11- Sapıtanların Yoluna Götürme

SAPITANLARIN YOLUNA GÖTÜRME

 

Lokman 6- Bayağı insanlardan kimi de vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve onu eğlence yerine tutmak için laf eğlencesi (veya boş söz) satın alırlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir azab vardır. 7- Onun karşısında ayetlerimiz okunduğu zaman da sanki onları işitmemiş, sanki kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak yüz çevirir. İşte onu, acı verecek bir azab ile müjdele.

 

Maide 27- Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine):" Seni öldüreceğim" demişti. Diğeri ise şöyle demişti: "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder". 28- "Allah'a yemin ederim ki, sen beni öldürmek için bana el uzatsan da, ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim, ben âlemlerin Rabb'i olan Allah'tan korkarım. 29- "Ben isterim ki sen, benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur". 30- Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini, kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan oldu. 31- Derken Allah bir karga gönderdi, ona kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için toprağı eşeliyordu. "Yazıklar olsun bana, şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini gömmekten âciz miyim ben?" dedi ve pişman olanlardan oldu.

 

A’raf 175- Onlara, kendisine ayetlerimizi sunduğumuz o adamın kıssasını da anlat; ayetlerden sıyrılıp çıktı, derken onu şeytan arkasına taktı, en sonunda da helak olanlardan oldu. 176- Ve eğer dileseydik onu o ayetlerle yüceltirdik, fakat o alçaklığa saplandı kaldı ve kendi keyfinin ardına düştü. Artık onun ibret verici hali o köpeğin haline benzer ki, üzerine varsan da dilini uzatır solur, bıraksan da solur. İşte bu, ayetlerimizi inkâr eden kavmin misalidir. Bu kıssayı iyice anlat, belki biraz düşünürler.

 

Maide 16- Allah o kitabla rızasına uygun hareket edenleri selamet yollarına iletir. Onları izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onları dosdoğru yola sevk eder. 17- Muhakkak ki, "Allah, ancak Meryemoğlu İsa Mesih'tir" diyenler kâfir olmuşlardır. (Onlara) de ki: " Allah, Meryemoğlu İsa Mesih'i, anasını ve bütün yeryüzündekileri helak etmek istese O'na kim engel olabilir? " Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkiyeti sadece Allah'a aittir. O, dilediğini yaratır. Allah, her şeye kadirdir.

 

Nisa 171- Ey kitab ehli! Dininizde taşkınlık etmeyin ve Allah hakkında ancak doğru olanı söyleyin! Meryem oğlu İsa Mesih, sadece Allah'ın elçisi, Meryem'e atmış olduğu kelimesi ve O'ndan bir ruhtur. Allah'a ve peygamberlerine inanın (Allah) üçtür demeyin. Kendi yararınız için buna son verin. Muhakkak ki Allah tek bir ilâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan yüce (münezzeh)dir. Göklerdeki ve yerdekilerin hepsi O'nundur. Vekil olarak Allah yeter. 172- Hiçbir zaman Mesih de Allah'ın bir kulu olmaktan çekinmez, Allah'a yakın melekler de. Kim O'na kulluk etmekten çekinir ve büyüklük taslarsa bilsin ki O, onların hepsini huzuruna toplayacaktır. 173- İnanıp güzel işler yapanlara gelince, onların mükâfatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha fazlasını da verecektir. Allah'a kulluktan çekinip büyüklük taslayanlara da şiddetli bir şekilde azab edecek ve onlar Allah'dan başka kendilerine ne bir dost, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.

 

İsra 15- Kim doğru yola gelirse sırf kendi iyiliği için gelir. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkar başkasının günah yükünü çekmez. Biz bir Peygamber göndermedikçe, hiç kimseye azab edecek değiliz.

 

A’raf 30- (O) bir topluluğu doğru yola iletti, bir topluluğa da sapıklık hak oldu. Çünkü onlar, şeytanları Allah'tan başka dostlar tuttular ve kendilerinin de doğru yolda olduklarını sanıyorlar.

 

A’raf 178- Allah kime hidayet ederse, o hidayete erer, kimi de dalalette bırakırsa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileri olurlar. 179- Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri vardır, fakat onunla gerçeği anlamazlar. Gözleri vardır, fakat onlarla görmezler. Kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler. Hatta daha da aşağıdırlar. Bunlar da gafillerin ta kendileridir.

 

Nisa 115- Kim kendisine doğru yol besbelli olduktan sonra Peygamber'e karşı çıkar, müminlerin yolundan başkasına uyup giderse onu döndüğü yolda bırakırız ve cehenneme sokarız. Orası ne kötü bir gidiş yeridir. 116- Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında dilediğini bağışlar. Allah'a ortak koşan, muhakkak ki, derin bir sapıklığa düşmüştür.

 

Tevbe 67- …onlar kötülüğü emreder, iyilikten alı koyar ve cimrilik ederler, onlar Allah’ ı unuttular Allah’ ta onları unuttu, çünkü münafıklar fasıkların ta kendileridir.

 

Tevbe 75- Yine onlardan kimi de Allah'a şöyle ahdetmişlerdi: "Eğer bize lütuf ve kereminden ihsan ederse biz de elbette zekâtı veririz ve kesinlikle salihlerden oluruz." diye söz vermişlerdi. 76- Ne zaman ki, Allah lutfedip onlara ihsanda bulundu, onlar da cimrilik edip yüz çevirdiler ve zaten yan çizip duruyorlardı. 77- Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için, O da bu yaptıklarının sonucunu kıyamet gününe kadar yüreklerinde sürüp gidecek bir münafıklığa çevirdi.

 

Casiye 23- (Ey Muhammed!) Hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, Allah'ın kendi ilmi dâhilinde saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektiği kimseyi görüyor musun? Şimdi onu Allah'tan başka kim hidayete erdirebilir? Hala düşünmez misiniz?

 

Zumer 36- Allah, kuluna kâfi değil midir? Durmuşlar da seni O'ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Her kimi ki Allah şaşırtırsa, artık ona hidayet edecek yoktur.

 

Yunus 15- Ayetlerimiz müşriklere apaçık birer delil olarak okununca öldükten sonra bizimle karşılaşmayı ummayanlar: Bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir dediler, De ki: Onu kendiliğimden değiştirmem benim için imkansızdır, ben ancak bana vahiy olana uyarım; çünkü (size uyar da ) Rabbime karşı gelirsem gerçekten büyük günün azabından korkarım 16- Eğer Allah dileseydi ben Kur’an’ ı size okumazdım, Allah onu (benim vasıtamla) size bildirmezdi de. Ben Kur’an’ dan evvel bir ömür boyu aranızda bulundum (okuyup yazdığım bir şey yok ve böyle iddiada da bulunmamıştım). Hâlâ (Kur’an’ ın Allah tarafından indirilmiş olduğunu) düşünmez misiniz?

 

Ankebut 50- "Ona Rabbinden (başkaca) mucize indirilmeli değil miydi?" derler. Cevaben de ki: "Mucizeler ancak Allah'ın katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım." 51- Sana indirdiğimiz ve onlara okunmakta olan kitap, kendilerine yetmedi mi? Bunda iman edecek bir kavim için elbette bir rahmet ve öğüt vardır.

 

Bakara 257- Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri de tağuttur, onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî olarak kalırlar.

 

Sebe 31- Kâfirler: "Biz ne bu Kur’ân’a inanırız, ne de ondan öncekilere." dediler. Fakat o zalimler yakalanıp Rablerinin huzuruna durduruldukları zaman, birbirlerine söz atarken bir görsen! Bir taraftan zayıf düşürülenler, o büyüklük taslayanlara: "Siz olmasaydınız biz mutlaka mümin olurduk" derler. 32- Diğer taraftan büyüklük taslayanlar, zayıf düşürülenlere: "Size hidayet geldikten sonra, sizi ondan biz mi çevirdik? Hayır, siz kendiniz suçluydunuz." derler. 33- O zayıf düşürülenler de o büyüklük taslayanlara: "Hayır, (işiniz) gece, gündüz hilekârlıktı. Çünkü siz bize Allah'ı inkâr etmemizi ve O'na eş koşmamızı emrediyordunuz." derler. Bunlar azabı gördükleri zaman içlerinden pişmanlık getirmektedirler. Biz de o kâfirlerin boyunlarına demir halkalar geçirmişizdir. Onlar sadece yaptıklarının cezasını çekiyorlardır.

 

Mutaffifin 29- Şüphesiz o günah işleyen (kâfir)ler, iman edenlere gülerlerdi. 30- Müminlerin yanlarından geçerlerken, birbirleriyle kaş göz hareketi yaparak onlarla alay ederlerdi. 31- Ailelerine döndükleri zaman da (müminlerden bahsedip onlarla alay etmekten) zevk alarak, neşeli bir şekilde dönerlerdi. 32- Müminleri gördüklerinde; “işte bunlar, yollarını şaşırmış insanlardır” derlerdi. 33- Oysa kendileri, müminler üzerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi. 34- İşte bugün de, iman edenler kâfirlere gülecekler… 35- Koltuklar üzerinde (onlara) bakarak. 36- (Nasıl), kâfirlere yaptıklarının cezası verildi mi?

 

Ahzap 66- O gün yüzleri ateş içinde çevrilirken: "Ah keşke Allah'a itaat etseydik, peygambere itaat etseydik!" derler. 67- Yine derler ki: "Ey Rabbimiz! Biz beylerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yanlış yola götürdüler." 68- Ey Rabbimiz! Onlara azabın iki katını ver ve kendilerini büyük bir lânet ile lânetle."

Mülk 10- Ve derler ki: "Eğer biz dinleseydik yahut düşünüp anlasaydık şu çılgın ateşin halkı arasında bulunmazdık!"

 

SAPITANLARIN ÖZELLİKLERİ NELERDİR? SORUSUNA

AYETLERLE CEVAPLAR

 

1.     Dünyaya ve ahirete faydası olmayan iş ve sözlere talip olurlar. Ayetlere ise işitmemiş gibi tavır takınırlar.

2.     Kabil ve yolunda gidenler Allah için adayacağı kurbanın en güzelini değil de en zayıfını tercih edenler, hakkına razı olmayıp saldırgan bir tavırla kardeşini bile öldürebilen; öldürdüğüne değil de karga gibi gömemediğine üzülenlerdir.

3.     Belam ve belamın yolunda gidenler, Allah’ın adıyla hem kendilerini hem de başkalarını aldatarak ayetleri menfaatlerine kullanıp dünya ile ahiretlerini değişenlerdir.

4.     Allah’a karşı olan liderler ve sistemler insanı aydınlıktan karanlığa yani küfre doğru bir akış içerisine iterler.

5.     Hz. İsayı Allah veya Allah’ın ortağı sayarak hem kendilerini hem de başkalarını saptırırlar.

6.     Gururlanarak Allah’a kulluktan çekinenler alçalmış olarak mahşere varır ve alçalmış olarak cehenneme giderler. Hâlbuki Hz. İsa Allah’a kul olmaktan çekinmemektedir.

7.     Allah peygamber göndermedikçe kimseye azap etmeyeceğine göre tüm sapıtanların kimseyi suçlamaya hakları yoktur.

8.     Sapıtanlar sapıklığını bir itibar meselesi yapmakta ve öğünmekte, İslam’a gelmeyi ise bir aşağılık zannetmektedirler.

9.     Sapıtanların ve cehennem ehlinin özelliği aklını kullanamaz, ibretle bakamaz ve ibretle dinleyemeyen halleri ile hayvanlardan daha aşağı düşmektedirler.

10.  Hak ve batıl belli olmasına rağmen peygambere karşı çıkar ve Allah’a ortak koşarlar. Böylece aftan da mahrum kalırlar.

11.  İyiliği yasaklar, kötülüğü emrederler ve çok cimridirler.

12.  Allah bize verirse biz de veririz diye söz verirler, Allah kendilerine vermesine rağmen sözünde durmayarak sapıtırlar.

13.  Heva ve heveslerini ilahlaştırırlar. Allah’ın emirlerine değil de arzularının peşinde koşarlar.

14.  Allah’tan başkası ile kokuturlar. Başka mucize ve başka kuran isterler Hâlbuki kuran size yetmez mi diye cevapla karşılaşırlar. Buna rağmen tağuta tutundukları için hep karanlığa doğru giderler.

15.  Sapanlar gece gündüz saf buldukları insanları inanmamaya teşvik ederek, küfürlerine, zevklerine ve çıkarlarına alet etmeye çalışırlar.

16.  Müslümanları her gördüklerinde alay ederek gülerek kaş göz işareti yaparak küçümserler. Evlerinde de gündeme getirerek kafa bulurlar.

17.  Kıyamette de bizi büyüklerimiz saptırdı diye onlara boşu boşuna lanet okurlar.

18.  Akıllarını iyi kullanmadıkları için kendi kendilerine kahrederler.

 

Not: Bu durumlara düşmemek için her namazımıza Fatiha süresinin 7. ayeti olan bizi sapıtanların yoluna götürme diye okuyup Amin diyor ve Allah’a sığınıyoruz.