KONUYU OKU
ARAŞTIRMALAR (GÜNCEL KONULAR)
35- Ailede Problem Çözme

AİLEDE PROBLEM ÇÖZME

( İKİ FARKLI DÜNYANIN UYUMU VE DEVAMI )

 

A- UYUM SURECİ

Rum 21- Yine O'nun ayetlerindendir ki sizin için nefislerinizden kendilerine ısınırsınız diye eşler yaratmış, aranıza bir sevgi ve merhamet koymuştur. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır.

Nikâh öyle bir mucize ki yedi kat yabancıyı can yoldaşı, onun yakınlarını yakın, büyüklerini de büyük yapıyor.

 

Bakara 187- … Onlar, sizin için fenalığa karşı koruyucu bir elbise ve siz de onlar için koruyucu bir elbise gibisiniz…

Eşler birbirinin hem sırrını, hem kusurunu saklayacak, hem de günahlara karşı perde olacaktır.

 

Bakara 228- … Erkeklerin (meşru surette) kadınlar üzerindeki hakları gibi kadınların da onlar üzerinde hakları vardır…

Erkekler eşlerinden meşru olarak neyin yerine getirilmesini istiyorlarsa kadınlar da beylerinden aynı istekleri istemeye hakları vardır. Kim bunu engellerse zulmetmiş olur.

 

Tevbe 71- Erkek ve dişi bütün müminler, birbirlerinin yardımcılarıdır. İyiliği emrederler, fenalıktan alıkoyarlar, namazı gereği üzere kılarlar, zekâtı verirler, Allah’a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları, muhakkak surette Allah rahmetiyle bağışlayacaktır. Gerçekten Allah Aziz’dir (Her şeye galiptir), Hâkim’dir (hükmünde hikmet sahibidir).

Bâtıl ideolojilerde olduğu gibi İslam’da kadın ve erkek arasında üstünlük yarışı yoktur. Takım arkadaşlığı gibi, Yardımlaşma ve birbirine destek olma vardır.

 

Nisa 59- Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygambere ve sizden olan idarecilere de itaat edin. Sonra bir şey hakkında çekiştiniz mi, hemen onu Allah’a ve Resulüne arz ediniz, eğer Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsanız... Bu müracaat, hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.

Müslümanlar hangi konuda olursa olsun problemlerinin çözümünü öncelikle Kur’an ve Sünnet’te arayacaklar.

 

İsra 53- Mümin kullarıma söyle ki (kâfirlere) en güzel olan kelimeyi (yumuşak ve tatlı sözlü) söylesinler çünkü şeytan aralarına fesat sokar. Şüphe yok ki şeytan, insan için açık bir düşmandır.

Günlük hayatta katılık ve beklentilerden vazgeçmeli ve problemlerin çözümünde en tatlı kelimelerle konuşmayı alışkanlık haline getirilmelidir.


Fussilet 34- Hem iyilikle kötülük müsavi olmaz. Sen kötülüğü, en güzel olan iyi hareketle önle. O vakit bakarsın ki seninle arasında bir düşmanlık bulunan, yakın bir dost gibi olmuştur.

İster dışarıda ister evde olsun ;Kötülüğe karşı daima iyilikle karşılık verilmeli . Zira kötülüğe karşı kötülük veya iyiliğe karşı kötülük İslam’da yoktur.

 

İsra 82- Biz Kur’an’dan öyle ayetler indirmekteyiz ki müminler için şifa ve rahmettir. Zalimlerin de ancak sapıklığını artırır.

            Bir hastanın derdine derman için ilaç araması gibi, biz de tüm sorunlarımıza, çözümü önce Kur’an da arayacağız. Çünkü şifanın da rahmetin de orada olduğu bildirilmektedir.

 

B- HERHANGİ BİR AİLEDE OLABİLECEK PROBLEMLER VE KUR’AN’DAN ÇÖZÜM YOLLARI

Okumama alışkanlığı varsa

Alak 1- Yaratan Rabbinin adıyla oku! 2- O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı. 3- Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir. 4- O Rab ki kalemle yazmayı öğretti. 5- İnsana bilmediği şeyleri öğretti. 6- Hayır! Doğrusu (kâfir ve okumayan) insan azgınlık eder.

Fatır 28- … Allah’tan, kulları içinde ancak (kudret ve azametimi bilen) âlimler korkar…

Toplumda problem üretmemek ve toplumu büyütmek ve etkin kılmak istiyorsak toplumda erkek ve kadın yazar, düşünür ve âlimlerin sayısını mutlaka artırmalıdır. Yoksa erkekler âlim olsa da kadınlar modernist, gösteriş ve tüketim hastası olmaktan kurtulamıyor. Özellikle manen cahil ve idealsiz bırakılıyorsa bu şartlar altında istenen neslin yetişmesi çok zordur.

 

Öfke, kin ve cimrilik varsa

Al-i İmran 134- (O takva sahipleri) Bollukta ve darlıkta harcayıp yedirenler, öfkelerini yutanlar, insanların kusurlarını bağışlayanlardır. Allah da iyilik edenleri sever.

 

Mal, makam ve şöhretli insanların yanında itibar arama varsa

Hucurat 13- Biliniz ki Allah katında en iyiniz, takvası en ziyade olanınızdır (Şeref, soy ve neseple değildir).

 

Sözünde durmama varsa

Al-i İmran 76- Hayır, öyle inandıkları gibi değil, kim ahdini (verdiği sözü) ve emanetini yerine getirir, Allah’tan korkarsa şüphe yok ki Allah takva sahiplerini sever.

 

Tevbeyi geciktiriyorsa

Nisa 17- Ancak Allah’ın kabul edeceğini vaat buyurduğu tevbe, o kimseler içindir ki bir cahillikle bir kabahat yaparlar da sonra çok geçmeden tevbe ederler, işte Allah bunların tevbelerini kabul buyurur. Allah ihlâsla tevbe edenleri hakkıyla bilicidir.

Bakara 222- Şüphesiz ki Allah çok tevbe edenleri de sever, pisliklerden pak olanları da sever.

 

Adaletsizlik varsa

Hucurat 9- Eğer müminlerden iki birlik çarpışırlarsa hemen aralarını düzelterek barıştırın. Eğer onlardan biri (Allah’ın hükmüne razı olmayarak) tecavüz ediyorsa o vakit tecavüz edenle Allah’ın emrine dönünceye kadar savaşın. (Sonunda teslim olur Allah’ın emrine) dönerse yine adaletle aralarını düzeltin ve hep adaletle iş görün çünkü Allah adalet yapanları sever.

Nisa 135- Ey müminler! Hak üzere durup adaleti yerine getirmeğe çalışan hâkimler ve Allah için doğru söyleyen şahitler olun. Velev ki şahitliğiniz, nefsinizin yahut ana ve babanızla yakın akrabanızın aleyhinde olsun, ister üzerine şahitlik yapılan kimseler zengin veya fakir bulunsun... Çünkü Allah, ikisine de (zengin ile fakire) sizden daha yakındır. Onun için siz, haktan yüz çevirip nefsin arzusuna uymayın. Eğer adalet üzere hüküm vermekten, şahitliğinizde doğru söylemekten dilinizi bükerseniz veya (büsbütün ondan) yüz çevirirseniz, şüphe yok ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

 

Argo kelime kullanımı varsa

Nisa 148- Allah, fena sözün açıklanıp söylenmesini sevmez. Ancak zulme uğrayanlar müstesnadır (o, zalime söyleyebilir). Allah her şeyi işitici, her şeyi bilicidir.


Bozgunculuk varsa

Kasas 77- …Yeryüzünde fesat arama çünkü Allah fesat çıkaranları sevmez.

 

Fakirlik korkusu varsa

Bakara 268- Şeytan, sizi fakir olacaksınız diye korkutur, size cimrilik ve sadaka vermemekle emreder. Allah ise kendi lütfünden size bir mağfiret ve fazla bir sevap vaat ediyor. Allah’ın kudreti geniştir, her şeyi kemaliyle bilendir.

Hud 6- Yerde yürüyen ne kadar canlı varsa hepsinin rızkı ancak Allah’a aittir. Onların dünyadaki meskenlerini de bilir, yumurtalıklardaki yerlerini de... Bunların hepsi Levhi Mahfuz’da yazılıdır.

 

Şirk varsa

Tevbe 24- Ey Resulüm, o hicreti terk edenlere de ki: Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, karılarınız, soylarınız, kazandığınız mallar, geçersiz olmasından korktuğunuz bir ticaret, hoşunuza giden meskenler, size Allah ve Resulünden ve onun yolunda cihattan daha sevgili ise artık Allah’ın emri (azabı) gelinceye kadar bekleyin. Allah, fasıklar topluluğunu hidayete erdirmez.

Nisa 48- Doğrusu Allah, kendine eş koşulmasını (eş koşanın günahını) bağışlamaz.

Maide 72- …Kim Allah’a ortak koşarsa, ona Allah cennet’ini haram etmiştir…

            Kan davası ve katillik duygusu varsa

Nisa 93- Kim de bir mümini kasten öldürürse, onun cezası, içinde devamlı kalmak üzere, cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lânet etmiş ve büyük bir azap hazırlamıştır.

 

            Namaz ihmal ediliyorsa

Müddesir 39- Ancak sağcılar (kitapları sağ ellerine verilenler), 40- Cennetlerdedirler. Sorarlar. 41- Mücrimlerden 42- “Sizi cehenneme sokan nedir?” 43- Onlar şöyle derler: Biz namaz kılanlardan değildik.

Meryem 59- Sonra bu peygamberlerle, salih kimselerin arkalarından (kötü) bir nesil geldi ki namazı terk ettiler, şehvetlerine uydular. Bunlar da cehennemdeki “Gayya” vadisini boylayacaklardır. 60- Ancak tevbe edip iman eden ve salih amel işleyenler müstesna çünkü bunlar, zerre kadar zulme uğratılmayacaklar, Cennete gireceklerdir.

 

Ailenin durumu iyi fakat zekât vermiyorsa

Fussilet 7- O müşrikler ki zekâtı vermezler ve onlar ahireti de inkâr ederler...

 

Anne ve babaya saygısızlık varsa

Ankebut 8- Biz, insana, ana ve babasına iyilik yapmasını tavsiye ettik…

İsra 23- Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, ana babaya güzellikle muamele edin, eğer onlardan biri veya ikisi senin yanında ihtiyarlık haline ulaşırsa sakın onlara “Öf” bile deme ve onları azarlama, ikisine de iyi ve yumuşak söz söyle. 24- İkisine de acıyarak tevazu kanadını indir ve şöyle de: Ey Rabbim! Onlar, beni küçükken terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et.

 

Faiz yeniliyorsa

Bakara 275- Faiz yiyen kimseler, kendisine şeytan çarpmış olan nasıl kalkarsa mezarlarından öylece kalkarlar…

Bakara 279- Yok, eğer bu faizi terk etmezseniz bilin ki Allah’a ve peygamberinize karşı harbe girmişsiniz…

 

Yetim malı yeniliyorsa

Nisa 10- Yetimlerin mallarını zulmen (haksız olarak) yiyenler karınlarına ancak bir ateş yerler ve yakında alevli ateşe gireceklerdir.

 

Zinaya meyleden varsa

İsra 32- Zinaya da yaklaşmayın çünkü o, pek çirkindir ve kötü bir yoldur.

 

Çevreye zulüm yapan varsa

Şura 8- Eğer Allah dileseydi, bütün insanları tek bir ümmet (aynı dine bağlı kimseler) yapardı fakat dilediğini rahmetine koyar. Zalimlere ise bir dost da yok, bir yardımcı da yok...

Şura 42- (Günaha dair) yol, ancak haksızlıkla yeryüzünde azgınlık ederek insanlara zulüm yapanlar üzerinedir. İşte onlara acıklı bir azap vardır.


İçki içimi ve kumar varsa

Maide 90- Ey müminler! Şarap (içki içmek), kumar oynamak, ibadet için dikilen putlar, (cahillik devrinde kullanılan) fal okları hep şeytanın işinden pis birer şeydir. Onun için bunlardan sakının ki kurtulasınız. 91- Muhakkak şeytan, şarapta ve kumarda aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık siz, bunlardan sakınmaz mısınız?

 

Gurur, kibir, kendini beğenmişlik ve alaya alma varsa

Nahl 23- Şüphe yok ki Allah, onların gizlediği ve açıkladığı şeyi hep bilir. Doğrusu Allah, kendilerini büyük görüp hakkı kabul etmeyenleri sevmez.

Lokman 18- (Kibirlilerin yaptığı gibi) insanlara yüzünün yanını çevirme ve yeryüzünde çalımla yürüme. Çünkü Allah, her büyüklük taslayan övüneni sevmez.

Hümeze 1- Azap olsun (insanları arkalarından çekiştiren) her ayıplayıcıya, yüzlerine karşı dil uzatıcıya!...

 

Mal ile gururlanma varsa

Kasas 76- Gururlanıp şımarma çünkü Allah (dünya malı ile) şımaranları sevmez.

 

Yalancılık varsa

Mümin 28- …Muhakkak ki Allah, haddi aşan her yalancıyı hidayete erdirmez.

Zariyat 10- Kahrolsun o yalancılar!...

 

İftira atma varsa

Nur 23- Zinadan haberi bulunmayan iffetli mümin kadınlara zina isnat edenler, dünyada ve ahirette lânete uğramışlardır. Onlara büyük bir azap vardır.

 

Sadaka ve zekât parasına ihanet varsa

Al-i İmran 161- Bir peygamber için emanete (ganimet malına) hıyanet etmek olur şey değildir. Kim böyle hainlik ederse kıyamet günü, aşırdığı malı, boynunda taşıyarak getirir. Sonra da herkese kazandığı iyilik veya kötülüğün karşılığı ödenir ve hiç birine zulmedilmez.

 

İntihar niyeti olan varsa

Nisa 29- Ey iman edenler! Mallarınızı, aranızda bâtıl sebeplerle yemeyin. Ancak birbirinizden hoşnut olarak ticaret yolu ile olmak başka. Herhangi bir sebeple nefislerinizi öldürmeyin. Şüphesiz ki Allah çok merhametlidir. 30- Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasakları işlerse, yakında biz onu cehennem ateşine atacağız. Onu ateşe atmak da Allah’a pek kolaydır. 31- Eğer siz, yasak edildiğiniz günahların büyüklerinden sakınırsanız, sizden diğer kabahatlerinizi örteriz ve sizi iyi bir gidişata sokarız.


Allah’ın hükmünü gizlemek varsa

Bakara 159- İndirdiğimiz apaçık hükümleri ve doğru yolu, insanlara biz Kitap’ta beyan ettikten sonra gizleyenler (var ya) şüphesiz Allah onlara lânet eder. (onları rahmetinden kovar) ve bütün lânet edebilenler de onlara lânet okur.

 

Haram et yeme varsa

Enam 145- (Ey Resulüm) de ki: Bana vahyolunanlar içinde, yiyen bir kimsenin yiyeceği arasında, dediğiniz gibi, haram edilmiş bir şey bulmuyorum. Yalnız haram olarak şunlar var: Ölü yahut akıtılan kan yahut domuz eti ki o şüphesiz bir pistir yahut Allah’tan başkasının adına bir fısk olarak boğazlanan. Bununla beraber her kim bunlarda çaresiz kalırsa tecavüz etmemek ve zaruret miktarını aşmamak üzere yiyebilir. Çünkü Rabbin çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.

 

Temizliğe dikkatsizlik varsa

Müddesir 4- Elbiseni de (daima) temiz tut.

Riyakârlık (Gösteriş) ve başa kakma varsa

Bakara 264- Ey iman edenler, sadakalarınızı (insanlara gösteriş için malını harcayan, Allah’a ve ahiret gününe inanmayan kimse gibi) başa kakmak ve eziyet etmek suretiyle boşa çıkarmayın. Çünkü onun bu gösterişinin hâli üzerinde az bir toprak bulunan bir kayanın hâline benzer ki ona şiddetli bir yağmur isabet edince üzerindeki toprağı temizleyip kendisini katı bir taş hâlinde bırakır. Onlar (gösteriş için amel edenler) yaptıkları şeyden hiç bir sevap kazanamazlar. Allah kâfirler topluluğuna hidayet etmez...

Maun 4- Artık şiddetli azap olsun, (nifak suretiyle) namaz kılanlara ki 5- Onlar, namazlarından gafildirler. 6- Onlar, (namazlarıyla insanlara) gösteriş yaparlar.

 

Hainlik duygusu varsa

Yusuf 52- …muhakkak ki Allah hainlerin hilesini muvaffakıyete ulaştırmaz.

 

İslam’ın menfaatine kullanma ve infak etmeme varsa

Bakara 174- Allah’ın indirdiği kitap (Tevrat)tan Hazreti Peygamberin vasfını gizleyip de bununla biraz para alanlar var ya kıyamet gününde, yedikleri rüşvet, onların karınlarında ancak ateş olur. Kıyamet günü Allah onlarla ne konuşur, ne de onları temize çıkarır. Onlara yalnız acıklı bir azap vardır.

Tevbe 34- Ey iman edenler! Gerçekten Yahudi bilginlerinden ve Hıristiyan rahiplerinden çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan çevirirler, bir de altını ve gümüşü biriktirerek saklayıp onları Allah yolunda harcamayan kimseler! İşte bunları acıklı bir azap ile müjdele... 35- Kıyamette, o biriktirilen altın ve gümüşlerin üzerleri cehennem ateşinde kızdıracak da bu mal toplayanların alınları, yanları ve sırtları bunlarla dağlanacak ve onlara şöyle denecektir: İşte bu, nefisleriniz için kasalara tıkıp sakladıklarınız! Artık topladıklarınızın acısını tadın bakalım!... 

Al-i İmran 77- Fakat Allah’ın ahdini (kitaplarındaki peygambere iman sözünü) ve kendi yeminlerini birkaç paraya satan kimseler (var ya!) işte onların ahirette hiç bir nasibi yoktur. Allah onlara kelâmıyla hitap etmeyecek ve kıyamet günü onlara merhamet nazarıyla bakmayacak ve kendilerini temize çıkarmayacaktır. Onlar için çok acıklı bir azap vardır.

 

Zan, gıybet ve kusur arama varsa

Hucurat 12- Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının çünkü zannın bir kısmı günahtır. (Müslümanların ayıp ve kusurlarını) araştırmayın, bir kısmınız bir kısmınızı (arkasında hoşlanmayacağı sözle) çekiştirmesin. Hiç sizden biriniz ölü kardeşinizin etini yemek ister mi? Bundan tiksindiniz (değil mi)? O halde (gıybet etmekte) Allah’tan korkun. Muhakkak ki Allah Tevvap’tır; tevbeleri kabul edendir, Rahim’dir; çok merhametlidir.

 

Verilen söze uymama

İsra 34- Yetimin malına da yaklaşmayın. Ancak rüştüne (yaşına) erişinceye kadar en güzel şekilde (malını koruyup çoğaltmak için) yaklaşabilirsiniz. Bir de ahdi (yapılan sözleşmeyi) yerine getirin çünkü verdiği sözden cayan (kıyamet günü) sorumludur.

 

Medyumlara veya batıl ideolojilere inanma varsa

İsra 36- Hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyin ardınca gitme çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.

Cin 26- O, bütün gaybı bilendir. Gayba dair ilmini ise hiç kimseye açmaz. 27- Ancak bir peygamber olarak seçtiği müstesnadır (O’na gayba dair bazı ilimleri açıklar ve bunlar mucize olur). Çünkü Allah, peygamberin önünden ve ardından muhafız melekler tayin eder (de O’nu korurlar).

Araf 188- De ki: Allah’ ın dilemesi dışında ben kendim için yarardan ve zarardan (hiçbir şeye) malik değilim. Eğer gaybi bilseydim muhakkak hayırdan yaptıklarımı arttırırdım ve bana bir kötülük dokunmazdı. Ben iman eden bir topluluk için bir uyarıcı ve bir müjde vericiden başkası değilim.

 

Eşler arasında itaatsizlik ve anlaşmazlık varsa

Nisa 34- Erkekler, kadınlar üzerine idareci ve hâkimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (kadınlarına) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, (Allah’a) itaatkârdırlar ve Allah kendilerini koruduğu cihetle, kocalarının gıyabında ırz ve mallarını muhafaza ederler. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince; önce kendilerine öğüt verin. Sonra uslanmazlarsa, kendilerini yataklarda yalnız bırakın. Yine dinlemezlerse, (Hafifçe) dövün. Size itaat ettikleri takdirde kendilerini incitmeye bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür.

Not: Dövme ruhsatı; ancak istenmeyen kişileri eve alırsa, erkeklerle kötü beklentiye itici şekilde konuşuyorsa, hırsızlık yapıp aile şerefiyle oynuyorsa yaralamayacak şekilde dövülebilecektir.

Nisa 35- Eğer karı-koca arasının açılmasından endişeye düşerseniz, bir hakem, erkeğin ailesinden ve bir hakem de kadının ailesinden kendilerine gönderin. Bu mutavassıt hakemler gerçekten barıştırmak isterlerse, Allah, karı-koca arasındaki dargınlık yerine geçim verir. Şüphesiz ki Allah hakkıyla bilendir, her şeyin aslından haberdardır.

 

Akrabalarla bağı kesme varsa

Nahl 90- Muhakkak ki Allah, adaleti, ihsanı ve akrabaya vermeyi emrediyor. Zinadan, fenalıklardan ve insanlara zulüm yapmaktan da nehyediyor. Size böyle öğüt veriyor ki benimseyip tutasınız.

Rad 25- Ama (ezelde) Allah’ın tevhit ahdini kabullendikten sonra onu bozanlar ve Allah’ın bağlanmasını emrettiği bağları koparanlar (akrabalık bağlarını kesenler) ve yeryüzünü fesada verenler (var ya) işte bunlar, lânet onlara ve yurdun kötüsü cehennem de onlara...


Giyim kuşamla hava atma ve yeme içme israfı varsa

Araf 26- Ey Âdemoğulları! Size çirkin (avret) yerlerinizi örtecek bir elbise ve bir de süs elbisesi indirdik. Fakat takva elbisesi, işte o, hepsinden daha hayırlıdır. Bu giyim eşyasını göndermek, Allah’ın ihsanına delâlet eden alâmetlerdendir. Gerektir ki düşünür ve anlarlar.

Araf 31- Ey Âdem Oğulları! Her namazınızda süslü elbisenizi giyinin. Yiyin, için, israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.

 

Münakaşa alışkanlığı varsa

Enfal 46- Allah’a ve onun Resulüne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra içinize korku düşer ve kuvvetiniz elden gider. Bir de sabırlı olun. Çünkü Allah, sabredenlerle beraberdir.

 

Ümitsizlik ve karamsarlık varsa

Yusuf 87- …Allah’ın lütfünden ümidinizi kesmeyiniz çünkü Allah’ın lütfünden ancak kâfirler topluluğu ümidini keser.

Zümer 53- (Ey Resulüm, tarafımdan kavmine) de ki: Ey (günah işlemekle) nefislerine karşı haddi aşmış kullarım! Allah’ın rahmetinden (sizi bağışlamasından) ümidi kesmeyiniz çünkü Allah (şirk ve küfürden başka, dilediği kimselerden) bütün günahları mağfiret buyurur. Şüphesiz ki O, Gafur’dur; çok bağışlayıcıdır, Rahîm’dir; çok merhametlidir.

 

Nimete karşı nankörlük varsa

İnfitar 6- Ey (kâfir) insan! Kerim olan Rabbine karşı seni aldatan ne?

İbrahim 7- Ve düşünün ki Rabbiniz şunu bildirdi: Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım ve eğer nankörlük ederseniz haberiniz olsun, gerçekten azabım çok şiddetlidir.

Vakıa 70- Dileseydik onu, acı bir su yapardık. O halde (bu türlü nimetlere karşı Allah’a) şükretseniz ya…

Yapılan iyiliğe karşılık bekleme varsa

İnsan 7- (Cennetlik olan iyi insanlar, o kimselerdir ki dünyada) adaklarını yerine getirirler ve azabı salgın olan bir günden korkarlar. 8- Yoksula, yetime, esire seve seve yemek yedirirler. 9- (Sonra onlara şöyle derler): Size ancak Allah rızası için yediriyoruz. Sizden ne bir hediye isteriz ne de bir teşekkür.

 

Kalbe sürekli vesvese veya kötülük geliyorsa

Araf 200- Eğer şeytandan bir engel, seni, emrolunduğun şeyi yapmaktan çevirecek olursa hemen Allah’a sığın. Çünkü O, (söylenenleri) hakkıyla işitendir, kalplerindekini tam bilendir. 201- Allah’tan korkanlar, kendilerine Şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman Allah’ı ve azabını düşünürler, bir de hemen bakarsın ki onları doğru yolu bulup şeytan’ın vesvesesini atmışlardır bile.

 

            İslam tarihinde evlilik konusunda küfüvle; iman, hayâ, ilim, kültür ve ekonomide denklik aranırken cahiliye ortamında tahsil, maaş, mal-mülk, güzellik, müzik, sinema ve spor zevkine ve kalıba göre eş seçilmektedir. Bu da çok geçmeden hayatı yılan zahirinden beter bir çileye dönüştürmektedir. Buna karşı gerçekten temiz bir kalp ve dindarlık ön plana alındığında ev bereketlenmekte ve hayat kolaylaşmaktadır.

 

BU SÜRECİN DEVAMI İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

1- Aile de her çelişkiyi konuşarak çözmeye çalışmalı, bu nedenle güç yarışı değil istişare ve empati geliştirilmelidir.

2- Bir yaraya veya bir acıya, daima hançer değil merhem sürülmesinin gerekli olduğu bilinmelidir.

3- Kendimiz için istediğimizi eşimiz için de istemeliyiz, istemediğimiz şeyleri onun için de istememeliyiz. Ama her konuda anlaşmayı beklememeliyiz. Fakat yatandan ötürü yaratılanı sevmeliyiz.

4- Büyüğe hürmeti ve küçüğe şefkati kesinlikle unutmamalıyız.

5- Evde hiçbir kusuru veya çelişkiyi büyütmemeli. Hayatta her şey olabilir diye olağan görmeli ve çelişkilerin giderilmesini zamanın akışına bırakmalıdır.

6- Kadın erkeğin fizyolojik ve psikolojik yapısını iyi öğrenmeli, cinsellik, yeme, içme, uyku gibi ihtiyaçlarına karşı teyakkuz halinde olmalıdır. Erkek de kadının psikolojisini iyi bilerek öncelikle çocuğuna, sonra yeme, içme, değer görme ve daha sonra kendisi ile özdeşim kuracağını bilmelidir.

7- Kadınlar, ailelerde kadını İslam’ın ezmediğini, bilakis İslamsızlıktan dolayı ezildiklerini bilmelidirler. Çünkü tarihte hiçbir âlimin eşini ezdiğini göremeyiz.

8- Eğer bir evde dırdır varsa bu bir iletişimsizliğin ve çaresizliğin sonucudur. Çünkü kelimelerin tamamlayamadığını hıçkırıklar tamamlar diye değerlendirilmeli. Ve sorunu kendimizde aramalıdır.

9- Evde bir hata kesinlikle tartışma malzemesi yapılmamalıdır. Tartışma sadece yarayı büyütür. Hata varsa hakaret yapmadan eğitim ve öğretimle düzeltilmelidir. Çünkü ilk inen ayet okumayı ve eğitimi emretmektedir.

10- Kadını bilinçaltı romantizmden kurtarılarak realizme kaydırılmalıdır. Çünkü sadece kadın şöyle veya böyle olmalı demekten çok, öncelikle gerçek hayatta erkek şöyle veya böyle olmalıdır şeklinde pekiştirmelidir.

11- Hiçbir erkek veya kadın evde boş bulunarak bağırmamalıdır. Çünkü bağırmak ikisini de küçültür.

12- Kadın ve erkek birbirlerine olan sevgilerinin artması için sevgi ifadesi ve iyiliğin yanında bir de zaman zaman hediyeleşmelidirler.

13- Bir aileyi saksıya benzetirsek; büyükler de çocuklar da o saksıdaki çiçekler gibidirler. Birbirlerini kırmamalı ve örselememelidirler.

14-Acı bir örnek olsa da: Eşek arısı petek yapar ama bal yapmaz. Bu nedenle aile kuranlar da mutlaka ailesini mutlu etmeye çalışmalıdır yoksa çevrede o arıdan farksız görülebilirler.

15- Eşler birbirine teşekkür etmeye utanmamalı bilakis kusur yapmaya utanmalıdırlar.

16- Erkeğin sorumluluğu fazla ama üstünlüğünde günahlardan sakınmada (takvada) olduğu unutulmamalıdır. “Ben erkeğim, her istediğimi yaparım” sözü cahiliyyeye aittir.

17- Aile, el görsün diye değil ihtiyaca göre gerekeni yapmalı ve her an Allah’ın gördüğünü, kâtip meleklerin de yazdığını unutmamalıdırlar.

18- Erkek, Allah ve Resulüne inandığı için bir de kalkıp ilahlık taslamamalıdır. Örneğin; Eşine İbadeti bırak bana bak ve dediklerimi yap demek bir nevi ilahlık taslamak ve firavuna benzemektir.

19- Eşler kırılan camın tekrar takılabileceğini ama kırılan kalbin tamiratının zor olduğunu unutmamalıdır. Bu nedenle her şeye soğukkanlı ve olumlu yönde yaklaşmalıdır.

20- Eşler birbirlerine karşı Allah’ın rızasını kazanmak niyeti ile senin gönlün hoş olsun prensibi ile hareket etmelidir. Kesinlikle egoist davranmamalıdır. Çünkü bencil bir tavır biz bilincini engellemektedir.

21- Sokağa atılan birçok anne baba var ama tek bir âlim yoktur. Bundan da ders çıkarmalı, yaşlandıkça, zayıfladıkça çevremize karşı sevgimiz artmalı, dilimiz tatlanmalıdır. Hem yaşlanıp, hem itici olmak kendini yalnızlığa mahkûm etmektir. Çünkü ne ekersen onu biçersin.

22- Hiçbir iyiliği başa kalkmamalı ve hiçbir insanı horlamamalıdır. Çünkü hiçbir insan ne ebeveynini,ne de cinsiyetini seçmedi ama iyi olmaya çalışmak inşallah elindedir.

23-  “Erkek ev işine karışmaz, bu kılıbıklıktır” diyen bir kimse Hz. Peygamberimize ters düşmektedir. Hz. Peygamberimiz misafirine ikram ediyor, söküklerini kendi dikiyor, bazen ekmeğini de kendi yapıyor, pazar ihtiyacını kendi taşıyor ve problem oluşturmuyordu.

Eşler nişanlılıktaki nezaketi, kibarlığı evlilikte de sürdürmelidir. Eğer değişirse bu bir olgunluk değildir. Hâlbuki sadıklar nikâhta verilen sözü Allah’a vermiş kabul ettikleri için söz ve davranışlarında kesinlikle değişiklik yapmazlar. Çünkü

Hucurat 15- Müminler ancak o kimselerdir ki Allah’a ve Peygamberine iman etmişlerdir, sonra (imanlarında) şüpheye düşmemişler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla savaşmışlardır. İşte böyle kimseler, imanlarında sadık olanlardır.

Ahzab 23- Müminlerden öyle erkekler vardır ki Allah’a verdikleri sözde sadakat ettiler. Kimi (şehit oluncaya kadar dövüşeceğine dair) adağını ödedi (şehit oldu), kimi de (şehit olmayı) bekliyor. Onlar asla verdikleri sözü değiştirmediler.

 

Bu ayetlerden ilham alarak hem aile, hem arkadaş, hem mücadele, hem ibadet hem de çalışma hayatlarını Allah ve Resulü aşkına ömür boyu istikrarlı olarak sürdürmeye çalışırlar. Ne mutlu bu ruhla yoğrularak donanım kazananlara.