KONUYU OKU
ARAŞTIRMALAR (GÜNCEL KONULAR)
26- Zalimlerini Engellemeyemlerin Acıklı Sonu

 ZALİMLERİNİ ENGELLEMEYE ÇALIŞMAYANLARIN ACIKLI SONU

 

Hud 113- Bir de zalimlere (sevgi beslemek, yağcılık yapmak veya yaptıkları işlere rıza göstermek suretiyle) meyletmeyin sonra size ateş dokunur (Cehennemlik olursunuz). Allah’tan başka yardımcılarınız da yoktur sonra azabından kurtarılamazsınız.

 

Nisa 29- Ey iman edenler! Mallarınızı, aranızda bâtıl sebeplerle yemeyin. Ancak birbirinizden hoşnut olarak ticaret yolu ile olmak başka. Herhangi bir sebeple nefislerinizi öldürmeyin. Şüphesiz ki Allah çok merhametlidir. 30- Kim, zulüm ve tecavüz yolu ile bu yasakları işlerse, yakında biz onu cehennem ateşine atacağız. Onu ateşe atmak da Allah’a pek kolaydır.

 

İbrahim 42- Asla zalimlerin yapacağı şeyden, Allah’ı gafil sanma. Ancak Allah onların azabını öyle bir güne bırakıyor ki o gün gözler korkudan dikilir kalır. 43- Öyle ki başlarını dikerek koşacaklar, gözleri, kendilerine bile dönüp bakamayacak. Kalplerinin içi ise hayır namına her şeyden boştur. 44- İnsanlara, azabın kendilerine geleceği günü haber verip onları korkut ki o gün, zulmedenler şöyle diyecektir: Ey Rabbimiz! Bize yakın bir zamana kadar izin ver, senin çağrına uyalım, Peygamberlerin izinde gidelim. Hani ya, bundan önce “Bize hiçbir zeval yoktur” diye yemin etmemiş miydiniz? 45- Siz, nefislerine zulmeden kavimlerin diyarında da yerleştiniz, onlara nasıl azap ettiğimiz size zahir oldu. Size (ibret alacak) misaller de gösterdik. 46- Gerçekten onlar, (İslam’a karşı) hile ve tuzaklarını kurdular. Allah katında da onlara hilelerine karşı azap var, isterse onların hileleri dağları yerinden oynatacak olsun. 47- O halde, sakın Allah Peygamberlerine olan vaadinden cayar sanma. Gerçekten Allah her şeye galiptir, intikam sahibidir.

 

Kehf 29- (Ey Resulüm) de ki: Kur’an Rabbinizden gelen bir haktır. Artık dileyen iman etsin, dileyen kâfir olsun. Çünkü biz, zalimler için öyle bir ateş hazırladık ki onun kalın duvarları kendilerini kuşatmaktadır. Onlar, susuzluktan imdat istedikçe erimiş maden tortusu gibi kaynar su ile imdat edilirler ki o, yüzleri kavurur. O ne fena içkidir ve o ateş de ne kötü konaklama yeridir!.

 

Şura 40- Kötülüğün cezası da ona denk bir kötülüktür. Fakat kim bağışlar ve (kendisiyle düşmanı arasını) düzeltirse onun mükâfatı Allah’a aittir. Elbette O, zalimleri sevmez. 41- Kim, kendisine edilen zulümden sonra hakkını alırsa artık böyleleri üzerine (ceza için) bir yol yoktur.

 

Zariyat 59- Onun için muhakkak o zulmedenlere (Mekke kâfirlerine, kendilerinden önceki) arkadaşlarının (azap) payı gibi bir pay vardır. Şimdi o azabı acele istemesinler.

 

Hac 45- Nice memleketler vardı ki zulüm yapıyorlarken biz onları helâk ettik de damları çökmüş, duvarları üzerlerine yıkılmıştır (ıssız harabeye dönmüştür). Nice kuyularla yüksek saraylar (sahipsiz) bomboş bırakılmıştır. 46- Mekke kâfirleri, hiç de yeryüzünde dolaşmadılar mı ki bu sebeple düşünecek kalplere, işitecek kulaklara sahip olsalar. Gerçek şudur ki gözler (görmemek suretiyle) kör olmaz, fakat asıl sinelerin içindeki kalpler (ibret gözleri) kör olur.

 

Furkan 27- Zalimlerden her biri (pişmanlığından) iki elini ısırdığı o günde, şöyle diyecektir: Ne olurdu, ben, O Peygamberle beraber bir kurtuluş yolu edineydim! 28- Yazıklar olsun bana! Keşke (beni sapıtan) falanı dost edinmeyeydim.

 

Kasas 50- Yine senin davetini kabul etmezlerse artık bil ki, onlar sırf kendi nefis arzuları peşinde gidiyorlar. Hâlbuki Allah’tan doğru bir delil olmaksızın yalnız kendi nefis arzusu peşinde gidenlerden (şirk, küfür ve putlara ibadet edenlerden) daha sapık kim olabilir? Muhakkak ki Allah, (hevalarına düşkünlükle uyup nefislerine yazık eden) zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.

 

Enam 68- Ayetlerimiz hakkında alay yollu söz edenleri gördüğün zaman, kendilerinden yüz çevir, yanlarında oturma, ta ki Kur’an’dan başka bir söze dalarlar. Eğer onlardan yüz çevirme işini, Şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra hemen kalk da o zalimler kavmi ile beraber oturma.

 

Hud 19- Zalimler ki Allah yolundan çevirirler, onu eğriltmek isterler, bunlar ahireti inkâr edenlerdir. 20- Bunlar, Allah dünyada kendilerine azap etmek istediği zaman onu aciz bırakacak değillerdir. Kendilerini azaptan kurtaracak Allah’tan başka hiç bir yardımcıları da yoktur. Onlara kat kat azap edilir. Çünkü dünyada, hakkı işitmeye tahammül etmezler ve gerçeği göremezlerdi. 21- İşte bunlar, kendilerine yazık etmiş kimselerdir. Allah’a şefaatçi diye uydurdukları putlar da kendilerinden kaybolup gitmiştir. 22- Elbette onlar, ahirette en çok ziyan (perişanlık) çekenlerdir.

 

Hud 37- Nezaretimiz altında ve vahyimiz gereğince gemi yap. Hem o zulmedenler hakkında azabın kendilerinden kaldırılması için bana dua etme çünkü onlar, suda boğulacaklardır.

 

Fatır 40- (Ey Resulüm, Mekke halkına) de ki: Allah’tan başka ibadet etmekte olduğunuz ortaklarınız (putlarınız) yeryüzünde neyi yaratmışlardır? Bana haber verin, gösterin bakalım! Yoksa onların göklerde (Allah ile) mi bir ortaklığı var? Yoksa kendilerine bir kitap vermişiz de ondan (lehlerine) bir delil üzerinde mi bulunuyorlar? Hayır, o zalimler birbirlerine ancak bâtılı vaat ediyorlar.

 

Enfal 25- Bir de öyle bir musibetten korkun ki o, yalnız içinizde zulmedenlere isabet etmez (bu belâ başkalarına da geçer, umumî olur). Bilin ki Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

 

Enam 47- De ki: Bana haber verin bakayım! Eğer Allah’ın azabı ansızın yahut göz göre göre başınıza gelse zalimler güruhundan başkası mı helâk olur?

 

Hud 98- Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. O varılan yer de, ne kötü bir yerdir!

 

Mümin 17- Bugün (ahirette) herkes kazandığı ile cezalanacaktır. Zulüm yok bugün... Şüphesiz ki Allah hesabı çok çabuk görendir. 18- (Ey Resulüm, o müşrikleri gelmesi yakın) kıyamet günü ile korkut. O vakit kalpler, hüzünle dolu olarak gırtlaklara çıkmış yutkunur dururlar. Kâfirlerin ne bir yakını var, ne de şefaati makbul bir şefaatçisi...

 

Not: Acıklı duruma düşmemek için:

Yunus 89- …Allah’ın vaadini bilmeyenlerin yoluna uymayın.

 

Hz. Hamza’nın hanımı Ensar’dan Samirin Kızı ve kendisi de bir ensariye olan Havle (r.a)’den rivayet ettiğine göre şöyle dedi

Resulullah (s.a.v) efendimizin şöyle buyurduğunu işittim: Bir takım kişiler vardır ki (bütün Müslümanlara) ait olan Allah’ın malına haksız yerde tasarrufta bulunurlar. Bu sebeple de kıyamet gününde onlar için ateş vardır. (Buhari)

 

Açıklama: Bütün Müslümanlara ait olan bir malı fert olarak kimsenin kullanma hakkı yoktur. Ancak İslam’ın yönetimini elinde bulunduran salahiyet sahipleri bu maldan haklı olarak muhtaç olanlara verebilirler. İzinsiz olarak ümmetin malını kullanmak ve onu ele geçirmek haramdır. Kıyamette azaba sebep kılınmıştır.

 

R. Salihin C 1 - S 287 - 288 - No 220 ( Müslim ) Ebu Hureyre (r.a)’ dan Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: Müflis (iflas etmiş olan) kimdir biliyor musunuz ? Yanında bulunan Ashap, Yâ Resulullah bize göre müflis: (Altın veya gümüş) parası ve dünya malı bulunmayan kişidir dediler. Efendimiz şöyle buyurdu: Gerçekten müflis, ümmetimden mümin olup kıyamet gününde namaz, oruç ve zekât gibi ibadetlerini tam yapmış olarak (bununla beraber) aynı zamanda şuna sövmüş, buna zina iftirasında bulunmuş, şunun malını almış yemiş, bunun kanını akıtmış ve şunu da dövmüş olarak huzura gelen sonra da hak sahipleri şuna, buna hakları verilmek üzere sevapları alınan kişidir. Bu kişinin sevapları hak sahiplerine dağıtılır da yetmezse bu kere alacaklı kalanların günahları alınıp kendisine yükletilir sonra da ateşe atılır.

 

H. Ş. göre gerçekten müflis ümmetimden mü’min olup kıyamet gününde namaz, oruç ve zekât gibi ibadetlerini tam yapmış olarak bununla beraber aynı zamanda;

      a) Şuna sövmüş,

      b) Buna zina iftirasında bulunmuş,

      c) Şunun malını almış yemiş,

      d) Bunun kanını akıtmış,

      e) Bunu da dövmüş olarak huzura gelmiş,

      f) Sonra da hak sahiplerine (şuna, buna hakları) verilmek üzere sevapları alınan kişidir,

      g) Bu kişinin sevapları hak sahiplerine dağıtılır da yetmezse bu kere alacaklı kalanların günahları alınıp kendisine yükletilir,

      h) Sonra da ateşe atılır.

 

ZALİMLERİNİ ENGELLEMEYENLERİN SONUÇLARI NE OLUR? SORUSUNA

AYETLER IŞIĞINDA CEVAPLAR

 

1.     Hem Allah’ın azabına duçar olur hem de yardımdan mahrum kalırlar.

2.     Zulüm ve tecavüzle yasaklarını işleyenler sadece cehenneme yol alırlar.

3.     Allah zalimlerin yaptığından gafil değildir acele etmez fakat hilelere karşı intikam sahibidir.

4.     Zalimler için kalın duvarlı azap hazırlanmıştır ve susuzluktan yandıkça ve imdat dedikçe kaynar su verilir ve yüzleri de kavrulur. Çünkü Allah zalimleri sevmemektedir.

5.     Önceki zalimlerde olduğu gibi yine zulüm edenlere azap payı vardır.

6.     Tarih boyu zalimlerin yeri ve yurdu daima viran olmuştur.

7.     Zalimlerin sonu daima pişmanlık olup keşke peygamberin yolunda gitseydim demek olacaktır.

8.     Zalimler daima nefislerinin peşinden giderek kendilerine yazık edenler ve hidayetten mahrum kalanlardır.

9.     Kur’an’ı Kerim’le alay eden zalimlerin vazgeçmedikçe yanlarında oturmamalıdır.

10.  Zalimler ahirete inanmadıkları ve hakkı işitmeye tahammül etmedikleri için hep eğriltmek isterler

11.  Allah (cc) tufan zamanı Hz. Nuh’a da zalimlerin kurtuluşu için dua etmemesini emretmiştir.

12.  Zalimler daima birbirlerini batıla çağırmış veya batıl şeyler vaat etmişlerdir.

13.  Zulme karşı gelinmez ise musibetin yaygınlaşacağı uyarısı yapılmıştır.

14.  Gazabın önce zalimlere geleceği bildirilmektedir.

15.  Kıyamette firavun önde takipçileri de arkasında birlikte cehenneme gideceklerdir. Tıpkı bunun gibi her milletin firavunu da önde saptırdığı milleti arkada aynı yolu takip edeceklerdir.

16.  O gün zalimler kazandıkları ile azap olacak ne yakınları ne de şefaatçileri bulunmayacak fakat kimseye haksızlık yapılmayacaktır.

17.  Tüm bu noktalara bakarak Allah’ın vaadini bilmeyenlerin peşine düşmemelidir.

18.  Hadis’e göre zulmettiği kimselere sevabı dağıtılır yetmez. Bu defa onların günahını yüklenerek cehenneme atılır.