KONUYU OKU
2. VAHİY OLAYI VE KUR’AN
Vahiy Olayı Ve Kur’an

VAHİY OLAYI VE KUR’AN

 

             Bu bölümde Kur’an hakkındaki temel noktaları yine Kur’an’ dan öğreneceğiz.

            1) Zuhruf 4 / 488 - Şüphesiz o (Kur’an) bizim katımızdaki ana kitapta (Levh-i mahfuz’ da) mevcut, yüce ve hikmet dolu bir kitaptır.

 

2) Tekvir 19 / 585 - Şüphesiz bu Kur’an (Allah katında) şerefli ve doğru olan bir elçinin (Cebrail as) getirdiği sözdür 20) O, çok kuvvetli arşın sahibi (olan Allah’ ın) katında yüksek bir mevki sahibi olan bir elçidir.

 

3) Şura 51 / 487 - Allah bir insanla ancak ya bir vahiyle (rüyada veya kalbe ilham edilmek suretiyle) ya bir perde arkasından (Allah’ ı görmeden sözünü duymak suretiyle) yahut bir elçi (Cebrail’ i) gönderip de kendi izni ile dileyeceğini vahyetmesi olmadıkça Allah’ ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, çünkü o çok yücedir ve hikmet sahibidir.

 

Allah;

      a) Ya bir vahiyle (rüyada veya kalbe ilham etmek suretiyle)

      b) Ya bir perde arkasından (sözünü duyurmak suretiyle),

      c) Ya da bir elçi (Cebrail’ i) göndererek dilediğini bildirmiştir.

      d) Bunların haricinde hiçbir insanla konuşması olmamıştır.

 

4) Necm 4 / 525 - O vahiy edilenden başkası değildir.

 

5) Duhan 3 / 495 - Biz onu mübarek bir gecede (kadir gecesinde) indirdik, şüphesiz biz uyarıcılarız 4) Her hikmetli iş (hayır, şer, rızık, ecel) o gecede ayırt edilir.

 

6) Sad 67 / 456 - De ki: Bu (Kur’an) pek büyük bir haberdir.

 

7) Kalem 52 / 565 - Oysa bu Kur’an âlemler için bir öğütten başka bir şey değildir.

 

8) Zariyat 55 / 522 - Sen Kur’an ile öğüt ver, çünkü öğüt ve nasihat mü’minlere fayda verir.

 

Kur’an mü’mine fayda verirken zalimlere, din tüccarlarına ve inkarcılıktan geçinenlere ise fayda vermez.

 

9) Casiye 20 /499 - Bu Kur’an insanların kalp gözleri (ni açan bir nur) kesin olarak inanan bir toplum için bir hidayet ve rahmettir.

 

10) Hicr 9 / 261 - Hiç şüphe yok ki Kur’an’ ı biz indirdik ve muhakkak ki onu tahrif ve tebdilden (değişikliğe uğramaktan) biz koruyacağız.

 

Not: Allah, Kâbe’ yi koruyacak kimsenin olmadığı zamanda bile kuşlarla koruduğu gibi Kur’an’ ı savunacak kişilerin olmadığı dönemlerde dahi evini koruduğu gibi Kur’an’ ı da yok olmaktan veya tahrif edilmekten koruyacağı unutulmamalıdır.

 

      11) Bakara 2 / 1 - O kitap (Kur’an); onda asla şüphe yoktur, o (muttakiler) sakınanlar ve arınmak isteyenler için bir yol göstericidir.

 

12) Nisa 82 / 90 - Hâlâ Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o Allah’ tan başkası tarafından gelmiş olsaydı, onda tutarsızlıklar olurdu.

 

13) İsra 88 / 290 - De ki: Andolsun bütün insanlar ve cinler bu Kur’an’ ın benzerini getirmek için bir araya toplansalar, birbirlerine yardımcı da olsalar, yine onun benzerini getiremezler.

 

Tekrar vurgularsak bu Kur’an’ ın benzerini getirmek için bütün insanlar ve cinler;

      a) Bir araya toplansalar,

      b) Birbirlerine yardımcı da olsalar,

      c) Yine onun benzerini kıyamete kadar uğraşsalar da getiremezler.

 

14) Araf 204 / 175 - Kur’an okunduğu zaman hemen onu dinleyin ve susun olur ki merhamet edilirsiniz.

 

İnsanlar;

      a) Huzur bulmaları,

      b) Affedilmeleri,

      c) Hem kalp hem de derilerinin ürpermesi için

      d) Kur’an okunduğu zaman hemen susmalı ve Kur’an’ ı can kulağı ile dinlemelidir.

 

15) Enbiya 10 / 321 - Andolsun size öyle bir kitap indirmişiz ki (iman ettiğiniz takdirde) bütün şerefiniz ondadır, hâlâ akıllanmayacak mısınız?

 

Not: Şerefi para, makam, spor, müzik, güzellik, Nobel ödülü, içki, kumar, sigara, alkış, övgü vb. işlerde arayanlar boşa yorulurlar. Şerefi Allah ve Resul’ ünün yanında olmada aramalıdır. Bu nedenle Kur’an’ a inanan ve hizmet eden daima itibar kazanmıştır ve kazanmaya devam edecektir.

 

Kur’an yine inanmayanlara hitaben;

 

16) Mü’minun 71 / 345 - Hayır, biz onlara şan ve şerefleri olan Kur’an’ larını getirdik de onlar şereflerinden yüz çevirdiler.

 

Bu bağlamda Kur’an’ dan yüz çeviren kendi istikbalinden ve itibarından yüz çevirmiştir ve takipçileri de itibarsızlaşmaya devam edecektir.

 

17) Al- i İmran 7 / 49 - Kitabı sana indiren odur, Kur’an’ ın bir kısmı muhkem (anlaşılır) ayetlerdir, bunlar kitabın anasıdır, diğer bazıları da müteşabihtir (manasını yalnız Allah bilir), kalplerinde eğrilik olanlara gelince bunlar fitne aramak ve onu tevil etmek niyetiyle ondaki müteşabihlerin ardına düşerler. Oysa müteşabihlerin tevilini Allah’ tan başkası bilmez, ilimde derinleşmiş kimseler ise: “Biz ona (açık ve kapalı tüm ayetlere) inandık, hepsi Rabbimiz katındandır.” derler. Bunları ancak akılları tam olanlar iyice düşünürler.

 

Dikkatle bakılırsa;

      a) Kalbi temiz ve doğru olanlar ve doğru düşünenler Kur’an’ ı uygulamak için okurlar,

      b) Kalbi kirli ve eğri olanlar ise Kur’an’ ı eleştirmek, fitne çıkarmak ve şüphe sokmak için okurlar.

 

18) Nahl 64 / 272 - Biz bu kitabı sana sırf hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir topluma da hidayet ve rahmet olsun diye indirdik.

 

Kur’an;

      a) Hem ihtilafa düşülen şeyleri insanlara açıklamak,

      b) Hem de iman eden bir topluma doğru yolda yürümeleri ve huzur içinde yaşamaları için indirilmiştir.

 

19) İbrahim 52 / 260 - Bu (Kur’an) insanlara açık bir tebliğdir. Bununla hem uyarılsınlar, hem Allah’ ın tek bir ilah olduğunu bilsinler, hem de temiz akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar diye (gönderilmiştir).

 

Kur’an;

      a) Hem cennetle müjdeleyip cehennemle korkutmak,

      b) Hem Allah’ ın tek bir ilah olduğunu bildirmek,

      c) Hem de temiz akıl sahiplerinin düşünüp öğüt almalarını sağlamak için indirilmiştir.

 

Not: Kur’an’ ın hak olduğunu anlamak için zihni ideolojiler ve boş sözlerle kirlenenler  aydınlandıkça ulaştıkları delilleri ve derinlikleri tekrar tekrar düşünmelidirler.

 

20) Kamer 17 / 528 - Andolsun biz Kur’an’ ı öğüt için kolaylaştırdık. Hiç ibret ve öğüt alan var mı?

 

Allah Kur’an’ ı öğüt alınabilmesi için kolaylaştırmıştır.

 

Not:

1) Kur’an anlaşılamaz sözü Kur’an’ a ters düşmektedir; çünkü elif, lâm, mim, yâsin, tâhâ gibi müteşabih ayetlerin dışında tüm muhkem ayetler çeşitli tefsirlerde açıklanmıştır. Buna rağmen hâlâ Kur’an anlaşılamaz iddiaları müslümanların Kur’an’ dan habersiz kalmaları için oryantalistlerin uydurduğu bir iftiradır. Kur’an’ ın okunması, araştırılması ve düşünülmesi için Kamer 17, 22, 32 ve 40. ayetlerde tekrarlanarak öğüt için kolaylaştırıldığı haber verilmektedir.

 

2) Özelikle alimler ve tüm kötülükten sakınanlar İslam’ a hizmet eder ve itibar kazanırlar ama kirli işlerle uğraşanlar ise bu şereften mahrum kalırlar.

 

3) Kur’an eğer cahillerin eline düşerse onlar da arzu ve menfaatlerine alet ederek ya fal kitabı yaparlar ya da onu tozlanmaya ve çürümeye terk ederler.

 

21) Zümer 23 / 460 - Allah sözün en güzelini, birbiriyle uyumlu ve bıkılmadan tekrar tekrar okunan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların bu kitabın etkisi ile tüyleri ürperir derken hem bedenleri ve hem de gönülleri (rahmet ayetleri ile) yumuşar. İşte bu kitap Allah’ ın doğruluk rehberidir, onunla istediğini doğru yola sevk eder. Allah kimi de saptırırsa artık ona doğru yolu gösteren olmaz.

 

Allah sözlerin en güzeli olan Kur’an’ ı;

      a) Birbiriyle çelişmeyen,

      b) Bıkılmadan okunan,

      c) Ürperten,

      d) Dilediğine hidayet vermek için rehber kılmıştır.

 

22) İsra 82 / 289 - Biz Kur’an’ dan öyle ayetler indirmekteyiz ki mü’minler için şifa ve rahmettir, zalimlerinde ancak sapıklığını arttırır.

 

Kur’an;

      a) Mü’minlere huzur ve hayır içinde yaşatacak bir etki yapar. 

      b) Kötülük dileyenlerin ve kötülük için çalışanların ise sapıklığını arttırır.

 

23) Sebe 6 / 427 - Kendilerine bilgi verilenler Rablerinden sana indirilen (Kur’an’ ın) gerçek olduğunu bilir, onu mutlak galip ve övgüye layık olan Allah’ ın yoluna ilettiğini görürler.

 

Kur’an’ ı çok iyi araştıranlar ve aklını temiz tutanlar veya çok iyi kullananlar Kur’an’ ı her okumada yeni bir ruh kazanır, yeni bir ipucu bulurlar. Bu nedenle peygambere gelen Kur’an’ ın gerçek olduğunu sezer ve anlayabilirler.

 

24) Fatır 32 / 437 - Sonra o kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras bıraktık...

 

Allah peygamberlerini seçtiği gibi Kur’an’ a hizmet edecek kullarını da seçmektedir. Bu nedenle kim Kur’an’ a hizmet ediyorsa;

      a) Allah’ ın hayır dilediği bir kimse olduğunu anlamalı,

      b) Verilen bu şereften dolayı Allah’ a şükretmeli,

      c) Bu şerefi korumaya çalışmalıdır. 

      d) Ve biz de bu kullar arasına girmeye çalışmalıyız.

 

25) Maide 44 / 114 - ... İnsanlardan korkmayın benden korkun, ayetlerimi az bir bedel       (dünya menfaati karşılığında) satmayın...

 

Allah’ tan korkmayan her an her şeyden korkabilir ve menfaati için her an eğilebilir ama Allah’ tan korkan ise hiçbir şeyden korkmaz ve Allah’ ın ayetlerini hiçbir şeye değişmez.

 

26) Nahl 98 / 277 - Şimdi Kur’an okumak istediğin zaman, hemen o kovulmuş şeytandan Allah’ a sığın.

 

Her ne zaman huşu ile Kur’an okumak istenilirse o kovulmuş şeytandan Allah’ a sığınılmalıdır.

 

27) R. Salihin C 2- S 426- No 993 ( Buhari ) Osman Affan (r.a.)’ dan Peygamber (sav)  şöyle buyurdu: “Sizin en hayırlınız, Kur’an’ ı öğrenen ve öğretenlerinizdir. “

 

H. Ş. göre en hayırlı insan Kur’an’ ı öğrenen ve öğretendir. Aklını iyi kullanan bu yolu tercih eder ve bunun bir hayır yarışı olduğunu düşünür.

 

28) T. Muhammediye S 82 ( İbnü Mâce ) Ebu Zer (r.a)’ den Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Ya Eba Zer, sabahlayıp Allah’ ın kitabından bir ayet öğrenmen yüz rekât (nafile) namaz kılmandan sana daha hayırlıdır, hem sabahlayıp ilimden bir bap (konu) öğrenmen, onunla amel etsen veya edemesen, bin rekât (nafile) namaz kılmandan sana daha hayırlıdır. “

 

H. Ş. göre Kur’an araştırmasına öncelik verilmelidir. Amel ilmi geçemeyeceğinden ilmi amelden önce mutlaka elde etmeye çalışmalıdır.

 

29) R. Salihin C 2- S 447- No 1023 ( Müslim ) Ebu Hureyre (r.a)’ dan Peygamber (sav) şöyle buyurdu: “Herhangi bir topluluk Allah’ ın evlerinden birinde toplanıp, Allah’ ın kitabını okurlar ve onu aralarında birbirlerine okurlarsa (açıklarlarsa) muhakkak onların üzerine bir sekinet (maddi ve manevi huzur) iner, kendilerini rahmet kaplar, çevrelerini melekler kuşatır ve Allah onları kendi katındakilere (yakınındaki meleklere) anar. “

 

H. Ş. göre her nerede olursa olsun bir topluluk Allah’ ın kitabını okur ve onu aralarında birbirlerine açıklarlarsa muhakkak;

      a) Onların üzerine bir sekinet (maddi ve manevi huzur) iner,

      b) Kendilerini rahmet kaplar,

      c) Çevrelerini melekler kuşatır,

      d) Allah onları kendi katındakilere (yakınındaki meleklere) anar.

      e) Bu da insanın itibarını artırır.

 

Not: İhlâsla yapılmış her camii, Kur’an okunan her ev ve secde yapılan her yer Allah’ ın evi hükmündedir.

 

30) R. Salihin C 2- S 429- No 1000 ( Tirmizi ) İbni Abbas (r.a)’ dan Peygamber (sav)  şöyle buyurdu:  Kalbinde Kur’an’ dan hiçbir şeyi bulunmayan kişi virane ev gibidir.

 

H. Ş. göre kalbinde Kur’an’ dan hiçbir şey bulunmayan kişi harabe bir ev gibidir. Bu acıklı duruma düşmemek için çaba gösterilmelidir.

 

KUR’AN’ A ŞÜPHESİZ OLARAK

İNANMAYI GEREKTİREN NOKTALAR NELERDİR? SORUSUNA

BU AYETLER VE HADİSLER IŞIĞINDA CEVAPLAR

 

1) Vahiyle inmesi ve büyük bir haber olması,

2) Âlemler için bir öğüt olması ve anlaşılması için de kolaylaştırılmış olması,

3) Allah tarafından korunması ve tahrif edilememesi,

4) Sakınmak isteyenlere yol göstermesi,

5) İçinde çelişki ve tutarsızlıkların olmaması,

6) Bir benzerinin getirilememesi, 

7) Onunla inananların itibar ve şeref kazanması,

8) Temiz akıl sahipleri için itilaflı konuları gidermesi,

9) İlimde derinleşenlerin onun ilahi bir kitap olduğunu anlayabilmeleri ve ondan öğüt almaları,

10) Allah’ tan korkanların Kur’an’ ı dinleyince tüylerinin ve bedenlerinin ürpermesi ve kalplerinin nurlanması ve yumuşaması,

11) Mü’minlere şifa ve rahmet oluşu, zalimlerin ise öfke ve sapıklığını arttırması,

12) Kötü işlerle uğraşmayan, ancak seçilmiş ve temiz insanların ona ihlâsla hizmet etmesi ve şereflenmesi,

13) H. Ş. göre her nerede olursa olsun bir topluluk Allah’ ın kitabını okur ve onu aralarında birbirlerine açıklarlarsa muhakkak onların üzerine bir sekinet (maddi ve manevi huzur) inmesi, kendilerini rahmet kaplaması, çevrelerini meleklerin kuşatması ve Allah’ ın onları kendi katındakilere (yakınındaki meleklere) anması insana itibar olarak yeterlidir.