KONUYU OKU
39. TEBLİĞ
Tebliğ Psikolojisi Ve Diyalog

TEBLİĞ

 

A) TEBLİĞ PSİKOLOJİSİ VE DİYALOG

 

1) Nahl 125 / 280 - Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et…

 

Tebliğde;

a) Bilimle uğraşanları delillerle yani ispat ve ikna ile

b) İnananları azap ve mükâfat haberleriyle

c) Batıl olan inançlarını onur ve gurur meselesi yapanlara, oldukça saldırgan, eleştirici ve itirazcı bireylere karşı çıkarcılıktan uzak olarak;

a) İyilik yaparak, ikramda bulunarak ve yardımlaşma ile,

b) Tartışma ortamı oluşturmayacak bir diyalogla,

c) Kalplerine taht kurarak,

d) İntibalarını değiştirecek şekilde insancıl bir yaklaşımla Allah’ ın yoluna davet etmelidir. 

 

2) İsra 53 / 286 - Kullarıma söyle; sözün en güzelini söylesinler sonra şeytan aralarını bozar, çünkü şeytan insanın apaçık düşmanıdır.

 

Mü’minler veya tebliğciler araya şeytanın fitne sokmaması için muhataplarına mutlaka;

      a) Tatlı söz,

      b) Güler yüz,

      c) En nazik hareketle yaklaşmalıdırlar.  

 

3) Şuara 214 / 375 - (Önce) en yakın akrabalarını uyar 215) Sana uyan mü’minlere kanadını indir.

 

Mü’minlerle yalnız iman bağımız vardır, akrabalarımızla ise hem iman hem de kan bağımız vardır, bu nedenle tebliğe akrabalarımızdan başlamalıyız. Bu olmazsa başka yakın bulduğumuz etkin kişilerden başlamalıdır.

a) Onlara kanadımızı indirerek,

b) İletişimi ihmal etmeyerek,

c) İhtiyaçlarına yardımcı olarak,

d) Çalışmamıza katmak suretiyle mücadelemizi güçlendirmeliyiz ki;

a) Kötü niyetlilerin cesaretleri kırılsın,

b) Sıkıntılı günlerde yardımlaşma kolaylaşsın,

c) Endişeler yok olsun,

d) Şeytanı uzaklaştırsın,

e) İlahi rahmeti yakınlaştırsın,

f) Rızkı ve ömrü artırsın vs.

 

Not: Yakınlarının desteğini alamayanlar tebliğde pek başarılı olamazlar.

 

4) Gaşiye 21 / 592 - Artık sen nasihat et, sen ancak bir öğüt vericisin 22) Sen onlar üzerine bir zorlayıcı değilsin.

 

Mü’minler;

      a) İnsanları en güzel öğütle ve ispatla İslam’ a çağırmalı,

      b) Baskıdan, korkutmaktan ve zorlamaktan özenle kaçınmalıdırlar.

 

5) Al- i İmran 159 / 70 - Sen (o zaman), sırf Allah'ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi…

 

Tebliğciler;

      a) Mizaçlarına,

      b) Özel problemlerine,

      c) Öfkelerine göre dağıtıcı ve aceleci bir şekilde hareket etmemeli,

      d) Önce Allah’tan rahmet dileyip yine Allah’ın istediği şekilde yumuşak kalp ve tatlı dil ile toparlayıcı bir özellik kazanmalı, bu noktada rahmetiyle değiştirmeyi yine Allah’tan beklemelidir.

 

6) Fussilet 34 / 479 - Hem iyilik de bir değildir, kötülük de. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. O zaman seninle kendi arasında bir düşmanlık olan kişinin, sanki samimi bir dost gibi olduğunu görürsün. 35) Bu olgunluğa ancak sabredenler kavuşturulur, buna ancak hayırdan büyük bir pay sahibi olan kavuşturulur.

 

Tebliğciler tebliğ süresince inanmadığı ve bilmediği için cahiller ne yaparlarsa yapsınlar sabırla iyilik yaparak karşılık vermeye devam etmelidir. Bu tavrın insanı değiştiren bir yasa olduğunu hiç unutmamalıdır.

 

7) Enam 108 / 140 - Allah’ tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin. Sonra onlarda bilmeyerek Allah’ a söverler.

 

Tebliği dinleyenlerin;

      a) Bilerek veya bilmeyerek hakka saldırmamaları, sırtlarını dönmemeleri veya iletişimlerini kesmemeleri için tebliği yapanlar yanlış buldukları inancı reddedebilirler ama o inancı küçümsemeye alay etmeye hakları yoktur.

      b)  Farkında olmadan insanların putlaştırırcasına sevdiği kişi (lider), nesne (bayrak) veya düşüncelerini de lanetlememeli ve saldırmamalıdırlar.

      c) Liderlerin kuklalarını yakmak, bayrakların üzerinden çiğneyerek geçmek veya yakmak, kahrolsun diye lanetlemek İslam ahlakına yakışmaz üstelik düşmanlığı kamçılar ve mevcut hakları da yok eder. Böylelikle dinleyecek olanları belki de dinlemez hale getirebilir.

 

8) Taha 113 / 318 -  …Onda ( Kur’an’ da ) tehditlerden nice türlüsünü tekrar tekrar beyan ettik ki belki sakınır ve takva yolunu tutarlar yahut onlara bir ibret ve uyanış verir.

 

Yeri geldiğinde her fırsatta tebliği ve Allah’ ın azabını yılmadan hatırlatmalıdır.

 

9) Zuhruf 5 / 488 -  Şimdi siz haddi aşan bir topluluk oldunuz diye, sizden o öğüdü kaldıracak mıyız?

 

Mü’minler;

      a) İnsanların haddi aşmasına, kaytarmasına rağmen cehaletlerini göz önüne almalı,

      b) Her şeye rağmen merhametle yaklaşarak tebliği terk etmemelidirler.

 

10) Al- i İmran 186 / 73 - Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takva gösterirseniz muhakkak ki bu işlerin en değerlisidir.

 

Tebliğciler yola çıkarken karşılaşacağı her türlü üzücü söz ve hareketlere hazırlıklı olmalıdırlar. 

 

11) Bakara 6 / 2 - Muhakkak küfre varanları (iman nurunu şirk ve inat yüzünden örtenleri) azapla korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir, onlar iman etmezler. 7) Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde bir de perde vardır ve büyük azab onlaradır.

 

Tebliğciler;

      a) Nasihat isteyene,

      b) Anlatılması gerekene,

      c) Firavun düzeyinde olana bile tebliğ yapmalı,

      d) Firavundan daha ileri olan şirk, inat ve münafıklıkla kalbini tamamen kilitleyen ve karartan şartlanmış ve değişmeyen şımarık ve azgınlarla uğraşarak zaman kaybetmemeli,

      e) Aksine hizmet bekleyenlere koşmalıdırlar.

 

12) Şuara 201 / 374 - Onlar o elem verici azabı görünceye kadar inanmazlar.

 

İslam’ a saldırıda şartlanmış olanlar ve öncülük yapanlar azabı görünceye kadar inanmazlar. Bu nedenle inanmasa da tebliğde asil ve nezaketli insanlara öncelik verilmelidir.

 

13) Enam 125 / 143 - Allah kime hidayet etmeyi dilerse İslam’ a onun göğsünü açar, gönlüne genişlik verir...

 

Kim nasihat dinlemeyi, ibadet etmeyi seviyorsa ve istiyorsa Allah bu insanın kalbine genişlik vermiştir ki bu insanlarla mutlaka ilgilenilmelidir. 

 

14) Rum 53 / 409 - Sen (kalbi) körleri sapıklıktan kurtarıp doğru yola iletemezsin, sen ancak ayetlerimize iman edip de teslimiyet gösterenlere daveti işittirebilirsin.

 

Tebliğde hedef seçerken;

      a) Kalbi günahlarla körleşenlerden,

      b) Fıtratı bozulanlardan daha çok teslimiyet gösterenlere öncelik verilmelidir.

 

15) Saf 2 / 550 - Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyi söylersiniz? 3) Yapmayacağınız şeyi söylemeniz Allah katında buğz bakımından çok büyüktür.

 

Mü’minler veya tebliğciler;

      a) Yapamayacağı şeyi söylememeli,

      b) Tebliğcinin sözü ile davranışı çelişmemeli,

      c) Çünkü bu çelişkiler denizin dalgası gibi aşındırıcı veya uzaklaştırıcıdır.

 

      16) R. Salihin C 2 - S 106 - No 637 ( Buhari - Müslim ) Enes (r.a)’ dan Peygamber (sav) şöyle buyurdu: Kolaylaştırınız zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz.

                                                    

      H. Ş. göre tebliğciler;

      a) Kolay olan İslam’ ı zorlaştıracak ve nefret ettirecek şekilde değil de

      b) Müjdeleyici konulara öncelik vererek anlatmalıdırlar.

 

      17- R. Salihin C 3 - S 128 - No 1390 ( Tirmizi )  İbni Mesud (r.a)’ den Peygamber (sav) şöyle buyurdu: Bizden bir şey öğrenip de onu öğrendiği gibi başkalarına aktaran kimsenin Allah yüzünü ağartsın (ak etsin), kendisine tebliği olunan nice kimseler vardır ki, bizzat duyan kimselerden daha kavrayışlı olurlar.

     

      H. Ş. göre İslam’ ın tebliğcileri peygamberimizin “ Allah yüzünü ak etsin. “ duasıyla şereflenmişlerdir.

 

TEBLİĞİ NASIL YAPMALIYIZ? SORUSUNA

BU AYETLER VE HADİSLER IŞIĞINDA CEVAPLAR

 

1) Öncelikle iman etmeyi gerektiren deliller ve güzel öğütlerle,

2) Şeytanın gerilim ortamı oluşturmasına fırsat vermemek için sözün en güzellerini kullanarak,

3) Yakın akrabalardan başlayarak,

4) Tebliğ yaptıklarımıza kol ve kanat gererek,

5) Zorlayarak değil ikna edici nasihatler yaparak,

6) Kaba ve katı yürekli olmayarak,

7) Kötülüğü iyilikle savarak,

8) İnsanların sevdiği konulara ve bayraklaştırdığı insanlara sataşmayarak,

9) Yeri gelince Kur’an’ daki uyarıları tekrar tekrar dile getirerek,

10) Taşkınlık yapılsa da nasihat yapmayı terk etmeyerek,

11) En değerli işe ulaşmak amacıyla üzücü sözlere dahi sabrederek,

12) Hiçbir nasihate kulak vermeyenleri zamanın akışına bırakarak,

13) Nasihate istekli olanlara Allah’ ın hidayet edilebileceğini ve göğsünü İslam’ a açabileceğini ümit ederek,

14) Teslimiyet gösterenlerin daveti gönülden işitebileceğini düşünerek,

15) Yapmadığımızı söylemeyerek tebliğ yapmalıyız.

16) H. Ş. göre tebliğciler kolay olan İslam’ ı zorlaştıracak ve nefret ettirecek şekilde değil de müjdeleyici konulara öncelik vererek anlatmalıdırlar.

17) H. Ş. göre İslam’ ın tebliğcileri peygamberimizin “ Allah yüzünü ak etsin. “ duasıyla şereflenmişlerdir.